Yeraltı

Yeraltı

İstanbul Sesçevre Projesi: Yeraltı

Istanbul Soundscape Project, üçüncü etkinliğinde işitsel yaşamın farklı bir topoğrafyasına odaklanıyor: Kentsel topoğrafyanın tüm batık ve gizli öğeleriyle dolu, metroların, enerji dağıtım şebekelerinin, veri ağlarının, boru hatlarının bulunduğu, sesin fiziksel bir madde olarak geçiş yolları, tüneller ve mağaralar boyunca kütlesel bir enerji taşıdığı bir mekana; yeraltına.

Karanlık atmosferden zararlı kokulara, gölgelerden mezarlara, baskılanmış bir alan, sırlarla dolu bir bölge olarak yeraltının bize çağrıştırdığı bir çok imge var. Boğuk, loş veya belirsiz de olsa, ‘acil’ çağrılarla dolu her ses, yeraltında yankılandıktan sonra görünmeyen enerji şekilleri aracılığıyla bir şekilde hayata geri dönüyor. Siyasal gerçekliğe karşı bir barınma ve direniş mekanı olarak insanoğlunun rüyalarında, bilim kurgu hikayelerinde ve ütopya/distopya fantezilerinde sıklıkla yer alan ‘yeraltı’, geçitleri, mağaraları, tünelleri, gizli dehlizleri, bilinmeyen yaratıkları ve ‘gerçeküstü’ canavarları ile farklı ve alternatif olanın imgeleriyle dolu bir mekan. Tüm bu fantezilerde, yeraltındaki yaşanmışlık deneyimi, yerin üzerindeki koşullar tersine çevrilmiş gibi, anti-otoriter ve eşitlikçi olarak karşımıza çıkar, çünkü yeraltında mücadele, umut ve direniş güçleri iç içe geçerken sesin doğal potansiyelini her daim yankılanmaya, genişlemeye, demokratik bir şekilde yayılmaya ve şaşırtmaya uğratan bir akustik vardır.

Ses ve müzik yoluyla aranan gerçekliğin, özgünlüğün ve özgürlük söyleminin, yankı, doku ve gölge ile dolu bir akustik atmosfer aracılığıyla desteklenmesini ve üretici bir ilişki bulmasını istiyoruz. Bu yüzden Istanbul Soundscape Project olarak şehrin ses sanatçılarını tarihi yol ve tünellerden oluşan ve dehlizler üzerine kurulan İstanbul’un en bilinmeyen noktalarında, -şehir olarak bildiğimiz tüm bu deneyimin yoğunluğunu arttıran metrolardan başlayarak, alt geçitlerinde, yeraltı demiryollarında, tünellerinde, mağaralarında, dehlizlerinde, gizli geçitlerinde kayıtlar yaparak görsel/işitsel işler üretmeye ve bu akustik alanın yardımıyla seslerimizi birleştirmeye, paylaşmaya ve duyurmaya çağırıyoruz. Tüm materyalleri 18 Temmuz Çarşamba akşamı 21:00’da Muaf Peyote Kadıköy’de birlikte deneyimlemek üzere istanbulsoundscape@gmail.com‘a bekliyoruz.

Unutmayalım ki, yeraltı direnişin başladığı yerdir!

Not: Etkinlik 21:30’da Yakup E. Aydın ve Umut Özen’in konuşmalarıyla başlayacaktır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir